Pusula TVMithat Bereket Mithat Bereket
 
Mithat Bereket
mithatb@pusula.tv
SMS : MB *


KORSAN PARTİSİ...

“Piratpartiet”... Yani, İsveç’in “korsan partisi”...

Bu partinin üyeleri, internet üzerinden yapılan haberleşmenin tamamen özgür olmasını ve internette herşeyin serbestçe paylaşılmasını savunuyorlar. İnternette her türlü şarkının, filmin ya da programın serbestçe kopyalanmasını istedikleri için onlara “korsan” deniliyor. Sanal dünyada her türlü “telif hakkına” karşı çıkıyorlar. Onlara göre, internette herşey ücretsiz ve serbest olmalı. İnterneti geleceğin özgürlük alanı olarak görüyorlar. Kendilerini de “gelecek nesillerin demokrasi hareketi” olarak tanımlıyorlar. İsveç siyasetindeki güçleri de her geçen gün artıyor. Şu anda, 30 yaşın altındaki gençlerin çoğunun oylarını almış ve İsveç’in 3. büyük partisi olmuş durumdalar... Üstüne üstlük, Haziran ayında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de Avrupa Parlamentosu’na bir milletvekili sokmayı başardılar. Yani, güçleri ve etkileri sadece İsveç’te değil, tüm Avrupa’da artıyor. Onlara, geleceğin siyasetçileri gözüyle bakılıyor...

Korsan partisi’nin bir genel merkezi yok. Parti üyeleri internet üzerinden haberleşiyorlar. Acil bir durum olduğunda kafelerde toplanıp kararlar alıyorlar.

Biz de korsan partisi’nin lideri Rickard Falkvinge’yle İsveç’in sayfiye yeri olan, Baltık Denizi’ndeki Gotland Adası’nda görüştük. Partililerin kısaca “Rick” dedikleri Falkvinge’nin birbirinden ilginç fikirleri var. İşte size geleceğin dünyasında etkili olacak farklı; ama bir o kadar da önemli görüşler:

--- Temelde üç tür telif hakkı var. İlki, manevi bir hak. Eser sahibinin eserle birlikte anılma hakkı. Sonra, ticari haklar var. Bir eser meydana getiren kişi o eseri satmak konusunda tekeldir. Bir de üçüncü bir hak daha var, nereden geldiği belli değil, bu hak kişinin “kendine özel” bir kopya çıkarmasını yasaklıyor. İnternet üzerinden bir şey kopyalayamazsınız, üstelik bunu kendi evinizde ve sadece kendiniz için yapsanız bile... Bu son hak birden bire ortaya çıktı ve nereden çıktığını bilmiyoruz. İşte asıl sorun da bu. İnternette dosya paylaşımını tamamen yasal hale getirmemiz gerek. Diyelim ben size e-postayla bir müzik parçası gönderdim. Bu ikimizin arasındaki özel iletişimin bir parçası. Eğer bu e-posta yakalanırsa şu andaki telif hakları yasasını uygulamak zorundalar; o tuhaf yasayı. Bunu yakalamak için de bilgisayarımdan gönderdiğim tüm e-postaları izlemek zorundalar. Yani haberleşme özgürlüğü kalmayacak. İşte, telif hakları kanunu şu anda buraya doğru gidiyor. Siyasetçiler şunu iyi anlamalılar: özel iletişim hakkı, özel hayata sızan telif haklarıyla aynı anda var olamaz. Dolayısıyla yeniden düzenlenmesi gerekir.

--- Dosya paylaşımını durduramazsınız. Uğraşsanız da başaramazsınız. Şimdi, 3g denilen yeni jenerasyon cep telefonları geliyor ve bunlar için geliştirilen ilk yazılımlardan biri, dosya paylaşımına hizmet edecek. Bilgisayarımda sakladığım bir sürü dosyayı tek bir düğmeye basarak bulunduğum kafedeki herkese gönderirim ve kimse nereden geldiğini bile anlamaz. Yani, dosya paylaşımını durduramazsınız. Öte yandan bunu durdurmaya çalışarak açık topluma büyük zararlar verebilirsiniz.

--- Sanatçılar ve şarkıcılar plak şirketleri olmadan çok daha iyi durumda olacaklar. Çünkü bu şirketler paranın yüzde doksan beşini alan asalak aracılar. Ve artık onlara ihtiyaç yok. Sanatçılar, internette hayranlarıyla doğrudan buluşabiliyor. Paranın dağılımı açısından albümlerle konserleri kıyaslarsak, konserlerde sanatçılar yüzde elli alıyor. İnternetteki dosya paylaşımı servetin, plak şirketlerinden sanatçılara aktarılmasını sağladı. Bu, müzik kayıtları tarihindeki en büyük servet aktarımı. Plak şirketi yöneticilerinin yapması gereken albüm yapmak yerine gidip kendilerine doğru dürüst bir iş bulmak. Çünkü artık kimse o saçma sapan plastik parçalarını almıyor. Şarkıcıların da albüm şirketlerine ihtiyaçları kalmadığı için sevinmeleri gerek.

--- Çok değil, daha 10 yıl önce gazeteler neyin gerçek, neyin yalan olduğunu size dayatabiliyordu. İnsanlar, kahve molasında televizyonda ne varsa onu konuşuyordu. Ama bugün herkes yayın yapabilir. Kimse gerçeğin ne olduğuna dair bir tekel kuramaz. Biri bir skandal haberi alırsa gazetelere gitmesi gerekmez, internetten yayınlayabilir. Bu da çok daha zengin bir tartışma havası yaratır. Çeşitlilik getirir, çok daha fazla fikrin etki yaratabilmesini sağlar. Gerçek demokrasi işte budur.


(17/7/2009)



GÖRÜŞLERİNİZ
 
Bu yazı için henuz görüş yok.
İlk yorumu yapmak için için lütfen aşağıdaki "görüş yaz"'a tıklayınız.



 




Arama Motoru

 
Önerileriniz | Yasal uyarilar | Künye