|

Uluslararası Haber Güvenliği Kurumu, son 10 yılda binden fazla gazetecinin ve medya çalışanının öldüğünü bildirdi. Merkezi Brüksel’de bulunan kurum tarafından hazırlanan 80 sayfalık rapora göre, gazetecilik mesleği için en tehlikeli ülkelerin başında Irak ve Rusya geliyor.
Gizem Yarbil
Gazetecilerin çoğunun, kendi ülkelerinde hayatlarını kaybettikleri belirtilen raporda, bunların yaklaşık yarısının vurularak, diğerlerinin bombalı saldırılarda, dövülerek, bıçaklanarak, işkence görerek ya da parçalanarak öldükleri kaydedildi.
Ölenlerin yüzde 91’ini kadrolu olarak bir kurumda çalışan gazeteciler oluştururken, yüzde 9’unu da serbest çalışan gazeteciler oluşturuyor. Raporda, sadece 8 ölümden biri için dava açıldığı da ifade ediliyor.
Associated Press’in Başkanı ve CEO’su Tom Curley raporla ilgili olarak, “Bu rapor haber yapmanın ne kadar tehlikeli bir hal aldığını kanıtladı” dedi. Curley, “Aynı zamanda, dünyayı bilgilendirmek için zarar gören ya da acı çeken gazetecilere adaletin sağlanması yolunda sarfedilen çabaların ne kadar cüz’i ve önemsiz olduklarını bir kez daha göstermiş oldu. Bugün, gazetecilik çok riskli bir noktada: dürüst ve doğru haber yapmak her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor ama bu yolda ilerleyen gazetecileri bekleyen riskler de her zamankinden çok daha fazla,” diye ekledi.
Raporda son yıllarda faili meçhul gazeteci cinayetlerindeki artışla gündeme gelen Rusya öne çıktı. Rusya’nın önde gelen Kommersant gazetesinin muhabiri Ivan Safronov, geçen Cuma, başkent Moskova’da 5’inci kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti. Gazetecinin bu şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma başlatılmıştı. Geçtiğimiz Ekim ayında ise Anna Politkovskaya, Rus birliklerinin Çeçenistan’da işledikleri suçları araştırırken, apartmanının önünde vurularak öldürülmüştü. Konuyla ilgili, Uluslararası Haber Güvenliği Kurumu direktörü Rodney Pinder, “Bana göre Rusya’da çok büyük bir problem var. Birkaç gün önce gizemli bir şekilde ölen bir gazetecinin haberini aldık. Eğer bu konuda şüphelerimiz varsa, kim bizi suçlayabilir ki? Vladimir Putin’in Başkanlığından beri Rusya’da 13 gazeteci öldü ve herhangi bir dava açılmadı,” diyor.
Rusya, Irak ve Kolombiya’nın son 10 yılda gazeteciler için en tehlikeli bölgeler olduğu ifade edilen raporda, bu bölgelerde gazetecileri bekleyen tehlikelerin yolsuzluk, kanunsuzluk ve medya çalışanlarına karşı şiddet eylemlerinde bulunanların kişisel dokunulmazlığı olduğu bildirildi.
Geçen yıl Irak’ta 138, Rusya’da 88 ve Kolombiya’da 72 gazetecinin öldüğü kaydedilen raporda, gazeteciler için diğer muhtemel tehlikeli yerlerin Filipinler, İran, Hindistan, Cezayir, Meksika, Pakistan ve eski Yugoslavya Cumhuriyetleri olduğu ifade edildi. Raporda, bazı haber kurumları, muhabirlerini çelik yelek ve iletişim araçları gibi gerekli malzemeleri vermeden tehlikeli bölgelere gönderdiği için de eleştirildi. Rapora göre, “İş verenlerin, riski ve tehlikesi yüksek bölgelere haber için gönderdikleri gazetecilerine karşı daha büyük bir sorumlulukları olmalı”.
Gazetecilerin ölüm oranları her geçen yıl daha da artıyor. Geçen yıl gazetecilerin en fazla öldüğü yıldı. 2004 yılında 117’yken, 2005 yılında 147’ye çıkan ölüm sayısı, geçen yıl 167’yi buldu. 2001 yılında ölen gazeteci sayısı 103’ken, 1996’da 83’tü.
Rapor, Ocak 1996 ile Haziran 2006 tarihleri arasında Uluslarası Haber Güvenliği Kurumu ve kendilerini gazeteci ve medya görevlilerinin güvenlik ve özgürlüklerine adayan birkaç medya organizasyonu, basın özgürlükleri grubu, sendika ve insan hakları örgütleri tarafından oluşturuldu. Associated Press ise danışmanlık yaptı.
Öldürülen gazetecilerin büyük bir çoğunluğu, saldırılarda hedef alınarak imha edildi. Ölümler, gazetecileri, çevirmenlerini, fixerları, ofis çalışanlarını ve şoförleri de kapsıyordu. Rapora göre, “Uluslararası çatışmaların içinde bulunan ve haber yapan gazetecilerin çoğu ülkeleriyle özdeşleştiriliyor ve “ya bizimle ya da bize karşı” olarak değerlendiriliyor”.
Hükümetlerden, bu gazetecilerin ölümlerinden sorumlu olanları bulup yargılamalarının istendiği raporda, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi kalkınma gruplarından da ülkelere yardım yaparken, ülkedeki gazeteci ölüm ve saldırı kayıtlarının da göz önünde bulundurulması talep edildi.
Ordulardan da çatışma sırasında basın özgürlüğünü tanımaları istendi. Kurum direktörü Pinder, hükümet ve orduları gazetecilerin korunması yönünde sorumluluk almaya ikna etmenin kazanılması zor bir mücadele olduğunu söyledi. Pinder, “Pentagon bu konuda anlaşabilmek üzere bize açık bir kapı bırakıyor ama diğerleriyle katetmemiz gereken daha çok yolumuz var,” diyor.
|