|

Volver, yani ender olarak doğru tercüme edilmiş Türkçesiyle “Dönüş”, kendi bünyesinde birçok dönüşe ev sahipliği yapıyor. Almadovar’ın kendi çocukluğunu geçirdiği La Mancha köyüne dönüşüne, bu köydeki kadınların rituelleri ve birbirleriyle olan ilişkilerini konu aldığı, sanki Annem Hakkında Her Şey’in fısıltılarını duyduğumuz, kadın perspektifine dönüşüne ve Kötü Eğitim’in noir ciddiyetinden sonra tekrar komediye geri dönüşüne bu filmde tanık oluyoruz.
Gizem Yarbil
Almodovar sevenler ve filmlerini takip edenler, yönetmenin filmlerini her izlediklerinde kendilerini tanıdık, sıcak ve rahat bir ortamda hissederler. Canlı renklerin, özellikle kırmızının bütün tutkusuyla perdede parladığı, hayatlarını bütün samimiyetiyle izleyiciyle paylaşmaktan çekinmeyen, sanki yıllardır tanıyormuş gibi hissetttiğimiz karakterlerin bize eşlik ettiği Almadovar filmleri, yönetmenin müdavimleri için artık çok tanıdık bir evin sahipleri gibilerdir. Bu filmler genellikle film olduklarının farkındadırlar aslında. Ama bu farkındalık bile bizim o filmin içinde kendimizi geçekmişcesine kaybetmemizi engellemez. Dönüş’te olduğu gibi ölüler dirilse de, çok büyük trajediler bir gecede absürd çözümlemelerle komediye dönüşse de, her şey sonuna kadar gerçekmişcesine benimsetir kendisini seyirciye. Film bittiğinde üzülürüz. Hatta karakterleri özleriz bile. Bu nedenle yeni bir Almadovar filmi izlemek, aynı rüyanın farklı versiyonlarını yaşamak gibidir, aynı tanıdık eve hep geri dönmektir.
Volver, yani ender olarak doğru tercüme edilmiş Türkçesiyle “Dönüş”, kendi bünyesinde birçok dönüşe ev sahipliği yapıyor. Almadovar’ın kendi çocukluğunu geçirdiği La Mancha köyüne dönüşüne, bu köydeki kadınların rituelleri ve birbirleriyle olan ilişkilerini konu aldığı, sanki Annem Hakkında Her Şey’in fısıltılarını duyduğumuz, kadın perspektifine dönüşüne ve Kötü Eğitim’in noir ciddiyetinden sonra tekrar komediye geri dönüşüne bu filmde tanık oluyoruz. Ama belki de eski Almadovarcıları en çok heyecanlandıracak dönüş Krizin Eşiğindeki Kadınlar’dan hatırlayacağımız o tanıdık yüzün, Carmen Maura’nın geri dönüşü. Carmen Maura, 17 yıl sonra yeniden bir Almadovar setine dönüyor. Hikayenin içindeyse çok daha gizemli ve gerçeküstü bir dönüşü söz konusu. Irene rolüyle Carmen Maura, La Manchalı kadınlara ve belki de bütün kadınlara özgü bir batıl inancı doğrularmış gibi ölümden geri dönüyor.
Filmin açılış sahnesinde, La Manchalı kadınlar şiddetli bir rüzgarın eşliğinde annelerinin mezarlarını temizliyorlar. Almadovar’ın hatırladığı kadarıyla sık sık ailelerinin mezarına gitmek, onları temizlemek ve hatta kendi mezarlarını ayırmışlarsa onu da düzenlemek La Manchalı kadınların en önem verdikleri alışkanlıklarından biri. Bu sahnede, Raimunda (Penelope Cruz) ve Sole (Lola Duenas) de bir yangında kaybettikleri anneleri Irene’nin mezarını ziyaret eder ve gerekli temizlikleri yaparlar. Penelope Cruz filmin daha en başından güçlü ve becerikli, her işe koşan ve her şeyin altından kolaylıkla kalkan ve bütün bunları yaparken de hiç bilincinde olmadan inanılmaz bir ışık saçan rolünü çizmeye başlıyor. Daha sonradan normal bir kadının günlük hayatında kolay kolay karşılaşamayacağı türden absürd trajik olayların karşısında bile becerikli ve güçlü havasını hiç bozmuyor Cruz. Filmde ayakları yere basan ve herkese yardım etmeyi görev bilen çok güçlü bir kadın olmasına rağmen, aslında kırılganlığını bütün bunlarla inanılmaz bir yetenek ve doğallıkla bir karakterde birleştiren Cruz, belki de şimdiye kadar ortaya koyduğu en başarılı performansı sergiliyor Dönüş’te.
La Mancha’da hayalet hikayeleriyle büyüyen Almadovar, bölgenin kadınlarına özgü batıl inançtan doğan bir ilhamla, hayatta en büyük korkusu olan ölümün bilinmedik diyarından Raimunda ve Sole’nin anneleri Irene’yi geri getiriyor. Coğumuzun içinde kabul etmesek de varolan batıl, burada da kendisini gösteriyor. Seyirci de Irene’yi bir hayalet olarak kabul ediyor ve Almadovar sadece La Manchalı kadınların değil seyircinin de batıl inançları üzerinde oynuyor. Ölüm, Dönüş’te korkunç ve endişe verici kimliğini kaybediyor ve Almadovar’a özgü bir komedi öğesiyle harmanlanarak ait oldugu kimliğe, yani hayatın doğal bir parçası olma seviyesine indirgeniyor. Almadovar, bu film için çocukluk köyüne dönüşüyle beraber ölüm korkusunu yendiğini ve çocukluğu, anıları ve genel olarak kendi geçmişiyle bir iç hesaplaşmaya girdiği bu süreç sonrasında huzuru yakaladığını söylüyor. Almadovar’ın ölüm korkusunu yenmesini sağlayan belki de Dönüş’te de izlerini gördüğümüz gerçeküstülükte yakalamaya çalıştığı gerçeklik ve tesellidir. La Manchalı kadınların batıl inançlarında buldukları huzuru, teselliyi Almadovar da ölümün gerçekliğini bütün doğallığıyla kabul etmekte ve zaman zaman onunla dalga geçmekte buluyor. Almadovar’ın ölümle iç hesaplaşması sonucu vardığı huzurun kalıntılarını filmde ölümün ciddi ve korkunç doğası karşısında oluşturduğu komik atmosferde bulabiliyoruz.
Aynen Annem Hakkında Her Şey gibi Dönüş de kadınlar arasındaki dayanışmaya, dostluğa, yardımlaşmaya ve duygusal bağa adanmış bir film. Dönüş, anne-kız ilişkilerine, kız kardeşler arasındaki ilişkilere ve genel olarak kadınlar arasındaki yardımlaşma ve dayanışmaya dayalı duygusal bağa adanmış en güzel Almadovar hikayelerinden biri. Ölülerin dirildiği, doğu rüzgarının insanları kaçıklık sınırına getirdiği bu topraklarda en gerçek olan da bu bağın filmin her karesinde bütün canlılığıyla kendini göstermesi. Bu sene Cannes Film Festivali’nde grup olarak en iyi kadın oyuncu ödülünü alan bu kadınlar, ekranda yarattıkları bağın ayrılmaz parçaları olarak mükemmel bir performans sergiliyorlar. Kadınları bir kadının anlayabileceğinden çok daha iyi anlayan ve anlatan Almadovar, renklerin en canlılarının içinde, hüzne, drama, trajediye yine tutkuyla, yine ihtiyacımız olan bir komedi öğesiyle ve yine kadınların arasından bakıyor, bizi yine o çok sevdiğimiz, ait olduğumuzu hissettiğimiz Almadovar diyarına davet ediyor.
|