Beyazperdede 2007 tahminleri
Pusula TVMithat Bereket Mithat Bereket
 
Sinematek

Bu yıl The Economist’in çıkardığı “2007’de Dünya” (The World in 2007)de ilgi çekici tahminler söz konusu. Dergi, Hollywood’un 2007’de çıkaracağı filmlerle ve genel olarak sektörün tutumuyla ilgili de tahminler yürütmeyi ihmal etmemiş. Derginin gözlem ve tahminlerini sizlere sunduktan sonra, ben de Türkiye’de bu tahminlerin ne kadar geçerli olacağına dair fikir yürütmeye çalışacağım. Bakalım tutacak mı?

Gizem Yarbil

The Economist dergisi her yılın sonunda, bir dahaki sene dünyada gerçekleşebilecek olaylar üzerine tahminler yürüttüğü bir sayı çıkarır. En güvenilir verilerin, kaynakların ve yorumcuların analizleri doğrultusunda açıklanan bu tahminler, çoğu zaman doğru çıkar diyebiliriz. Ama tabii sonuçta tahmin bunlar. Ne olacağı belli olmaz. Bu yıl The Economist’in çıkardığı “2007’de Dünya” (The World in 2007)da da ilgi çekici tahminler söz konusu. Dergi, Amerika’da sinema endüstrisinin 2007’de çıkaracağı filmlerle ve genel olarak sektörün tutumuyla ilgili de tahminler yürütmeyi ihmal etmemiş. Derginin gözlem ve tahminlerini sizlere sunduktan sonra, ben de Türkiye’de bu tahminlerin ne kadar geçerli olacağına dair fikir yürütmeye çalışacağım. Bakalım tutacak mı?

The Economist’e göre 2007’nin yaz ayları sinema izleyicileri için “deja vu” ayları olacak çünkü Hollywood stüdyolarının Mayıs 2007 itibariyle 16 hafta boyunca gösterime çıkarmayı planladıkları filmlerin bir düzineye yakını devam filmleri. Stüdyoların planları doğrultusunda, mayıs ayında “Karayip Korsanları”, “Spider-Man” ve “Shrek” filmlerinin 3. bölümleri piyasaya sürülecek. Bu filmleri yazın devamında George Clooney, Matt Damon ve Brad Pitt’in “Ocean’s 13”, yine Matt Damon’un “The Bourne Ultimatum” ve Jackie Chan ve Chris Tucker’ın “Rush Hour 3” filmleri izleyecek. Bize çok da yeni şeyler sunmayacak bu devam filmlerinin arasında birkaç değişik alternatif de söz konusu. Mesela 12 seneden beri devamı çekilmeyen “Die Hard”ın yeni bölümünü ve Jim Carrey’nin bir gün için tanrı olduğu “Aman Tanrım (Bruce Almighty)”nin Carrey’siz devamını bu yıl izleyebileceğiz. The Economist’in tahminlerine göre “Karayip Korsanları” ve Harry Potter’ın bu yıl çıkacak 5. bölümü kesinlikle gişe başarısı kazanacak prodüksiyonlar olacak fakat diğer filmler rekabete dayanamayacak ve birçoğu beklediği piyasa başarısını yakalayamayacak.

Derginin ilginç bir tahmini ise oldukça sevindirici, tabii eğer gerçekleşirse. The Economist’e göre Hollywood bu sene yüksek bütçeli aksiyona dayalı filmler yerine daha düşük bütçeli ve etnik azınlıklar ve orta yaşlı jenerasyon gibi alternatif seyircilere hitap eden filmlerden kar etmeyi planlıyor. Bu doğrultuda da tabii ki yeni ve alternatif yeteneklere bir şans verilmiş olacak. Fakat, bu değişim Türkiye’de büyük ihtimalle kendini pek göstermeyecek. Zira, Amerika’da varolan birçok etnik azınlık Türkiye’de olmadığından dolayı bu tarz filmlerin bir piyasası olmayacak ve zaten eskisine göre az film ithalatı yapılan piyasamıza, bu filmler büyük ihtimalle giremeyecek. Fakat, orta yaşlı sinema izleyicilerinin vazgeçemedikleri starlar Jack Nicholson, Diane Keaton ve Jane Fonda’yı nın yer alacağı düşük bütçeli filmleri ülkemizde görmek muhtemel.

Bu yıl aynı zamanda yeni bir üçleme de bizi bekliyor. Harry Potter ve “Yüzüklerin Efendisi” filmleri gibi fantastik yapımların yakaladıkları başarı üzerine New Line’ın 2007’de yeni bir fantezi üçlemesinin ilk filmi “Altın Pergel (The Golden Compass)” vizyona girecek. Bu film, İngiliz yazar Philip Pullman’ın fantastik çocuk üçlemesi “His Dark Materials” kitaplarının ilk uyarlaması olacak.

Gladyatör filminin kadrosu, yönetmen Ridley Scott ve aktör Russel Crowe bu sene yeni bir prodüksiyonda tekrar biraraya gelecekler. Bu yeni yapım, “American Gangster (Amerikan Gangsteri)”nde bonus bir oyuncu daha var, Denzel Washington. Diğer biraraya gelecek yönetmen-aktör ikilisi ise “7 (Seven)” ve “Dövüş Kulübü (Fight Club)” filmlerinin yönetmeni David Fincher ve favori oyuncusu Brad Pitt. İkili Amerikalı yazar F. Scott Fitzgerald’in “Benjamin Button” adlı kısa öyküsünden uyarlanacak “The Curious Case of Benjamin Button” filminde yine hayranlarını heyecanlandıracak işler çıkaracağa benziyor. Julia Roberts ve Tom Hanks politik bir film olacak “Charlie Wilson’s War (Charlie Wilson’un Savaşı)”da karşımıza çıkacaklar. Müzikal film meraklıları için John Travolta’lı “Hairspray” ve Johhny Depp’in bir müzikal oyuncusu olarak ilk defa karşımıza çıkarak şarkı söyleyeceği “Sweeney Todd” filmleri 2007’nin süprizleri olacak.

Beyazperde’de teknolojik devrim

The Economist’in tahminlerine göre 2007 sinemada teknolojik devrimlerin yılı olacak. 2007 yılının sonunda, Amerika’da şu anda işlevde olan dijital sinema salonlarının sayısı iki katına çıkacak ve 2500’ü bulacak. Dijital sinema salonlarında filmler, geçmişten günümüze süregeldiği gibi, film makaralarının projektörle perdeye yansıtılması yöntemiyle değil, dijital olarak dağıtılması ve salonlarda dijital olarak perdeye yansıtılması yöntemiyle izleyicilere sunuluyor. Bu, tabii ki yapımcıları film çoğaltma ve dağıtma maliyetinden kurtaran bir teknoloji. Henüz ülkemizde uygulanmaya başlanmasa da, çok değil, birkaç sene içerisinde bizim de film yapım ve dağıtım firmalarımızın pay kapmak için yarışacakları bir uygulama olacak gibi gözüküyor. Amerika’daki Ulusal Sinema Sahipleri Cemiyeti’nin başkanı John Fithian bu konuda, “Bu değişim, sinemada sesin keşfinden beri en büyük teknolojik devrim olacak” diyor.

Hollywood, filmleri sadece sinema salonlarından izleme alışkanlıklarımızın da değişime uğradığının farkında olsa gerek, 2007 yılında büyük dijital teknolojik değişimler bizi bekliyor olacak. Stüdyolar artık sadece sinema ve DVD’den değil, internet, ipod ve mobil teknolojilerini de kullanarak film dağıtımı yapmaya hazırlanıyor. Tabii bu tarz uygulamaların ülkemize gelmesi için henüz çok erken, ama gelecekte bizi bekleyen teknolojik devrimlerin de sonu yok gibi gözüküyor. Filmi, eski alışkanlıklarını yitirmeden, selüloit üzerinde, sinema salonlarında, projektörün tıkır tıkır işlemesi aracılığıyla izlemeyi seven melankolik ve “demode” izleyici kitlesinin bu gelişmelerden pek memnun kalmayacakları kesin.




GÖRÜŞLERİNİZ
 
mariocassor - (12/2/2007) - Pusula Puanı : 50

          ABD'nin devleşen sektörü Hollywood, daha modern sinema salonu tesislerinin startını verdi. Yeşilçam emektarları ise, düştükleri trajik durumlardan bir türlü kurtulamamanın, Türkiye'de sanat&sanatçıya verilen değerin göstergesi. Atatürk, kariyer, makam sahibi olabilirsiniz ama sanatçı olamazsınız sözüyle bu mesleğin önemini vurgulamıştı.



 




Arama Motoru

 
Önerileriniz | Yasal uyarilar | Künye