|

Onu ilk defa Steven Spielberg’ün “Amistad” filminde keşfetmiştik. Köle olarak Küba’dan Amerika’ya gönderilirken, gemide isyan çıkaran Cinque rolüyle, çok yakın bir adaletsizlik tarihini, belki de doğduğu kıtanın unutamadığı travmalarının da etkisiyle, ne kadar da gerçekçi canlandırmıştı, bir çoğumuzun gözleri yaşarmıştı. Sonra “Gladyatör”, “Konstantin”, kendisine bol ödül ve kompliman getiren “Yeni bir Ülkede” (In America) derken şimdi de “Kanlı Elmas”la karşımızda. Sadece karizmatik ve beyazperdeyi titreten varlığıyla çok güçlü bir aktör değil Djimon Hounsou, aynı zamanda da kendi topraklarında ve dünyanın birçok başka bölgesinde hala yaşatılmaya devam eden adaletsizliklere karşı bir şeyler yapmaya and içmiş bir aktivist.
Gizem Yarbil
Djimon Gaston Hounsou 24 Nisan 1964 senesinde Batı Afrika’da, Benin’in Cotonou köyünde doğdu. 13 yaşındayken ailesi onu Paris’teki abisinin yanına okula gitmek üzere gönderdi. Ama Hounsou, okulu pek sevmedi ve çalışmak üzere okuldan ayrıldı. Çok uzun bir süre iş bulamayan Djimon, bir yıla yakın bir süre Paris’in sokaklarında yaşadı, köprülerin altında uyudu, yemek bulabilmek için çöp kutularını karıştırdı, meşhur Pompidou Meydanı’nın süslü çeşmelerinde yıkandı ve tabii para için dilendi.
Forrest Gump filminden sonra günlük hayat söylemleri içinde yer almış güzel bir söz vardır. Filmde, Forest’ın annesi ölmeden önce oğluna hayatın bir çikolata kutusuna benzediğini ve içinden ne çıkacağını asla bilemeyeceğimizi söyler. Hounsou’nun da başına bu söylemin ne kadar doğru olduğunu gösteren bir olay gelir. Bir gün, yine sokaklarda gezinirken, moda tasarımcısı Thierry Mugler tarafından keşfedilir ve böylece dilenciden bir manken doğar. Çok kısa bir zamanda Mugler’ın da yardımıyla Hounsou, Fransa’nın en aranılan erkek mankenlerinden bir olur.
1989 yılında iş için gittiği Los Angeles’ta bu sefer de Madonna tarafından keşfedilir. Böylece, o zamanlar Madonna’nın en ünlü şarkılarından biri olan unutulmaz “Express Yourself”in klibinde, yıldıza Djimon Hounsou eşlik edecektir. Zaten çocukluğundan beri oyunculuğa ilgisi ve yatkınlığı olan Djimon, Fransa’da sektörün çok kısıtlı olması ve siyahî oyunculara sunulan rollerin çok fazla olmamasından dolayı Los Angeles’a taşınmaya karar verir ve böylece Hollywood macerası başlamış olur. Ülkemizde de 90’larda çok popüler olan Evimiz Hollywood’da gibi dizilerde ve çeşitli kliplerde yer aldıktan sonra onu tüm dünyaya tanıştıracak ve oyunculuk gücünü gerçek anlamda ortaya koymasını sağlayacak film “Amistad”da rol alır. Rol arkadaşları iki ünlü oyuncu Morgan Freeman ve Anthony Hopkins’dir. Tecrübeli yönetmen Steven Spielberg’ün de teşvikiyle ve atalarının yaşadıkları gerçek bir dramı sahnelemenin verdiği azimle, azıcık İngilizcesiyle Djimon büyük ve güçlü bir oyun çıkarır. Bu rol kendisine parlak bir geleceğin kapılarını aralamakla kalmayacak, o sene Altın Küre’de adaylık da getirecektir.
Amistad’ın bütün başarılarına rağmen, gerisini getirmek çok da kolay olmaz. Filmden sonra yapımcılarla yaptığı bazı görüşmelerde İngilizcesinin yeterli olmaması nedeniyle eleştirilir ve birçok rolden geri çevrilir. Djimon, bir söyleşisinde o zamanlarla ilgili şöyle konuşur, “Bakın, eğer dil problemimin üzerinde çok dursaydım ve bunun önümde bir engel teşkil etmesine izin verseydim, şu anda olduğum yere gelemezdim ve hiçbir mesafe katedemezdim”. Böylece Djimon hırsla sektörde ilerlemeye devam eder. Russel Crowe’la “Gladyatör”, Keanu Reeves’le “Konstantin” gibi filmlerde yardımcı oyunculuk yaparak kendini gösterir.
“Yeni Bir Ülkede” (In America) filmi Amistad’dan sonra kendisi hakkında en iyi yorumların geleceği ikinci filmi olur. İrlanda’dan Amerika’ya göç eden bir ailenin yeni dünyalarına adapte olma süreçlerinde karşılarına çıkan ve onlara beklenmedik derecede yardımcı olan bir sanatçıyı canlandırdığı rolüyle bağımsız film festivallerinden bol ödül alarak, o yıl Oscarlarda en iyi yardımcı erkek oyuncu kategorisinde aday olur.
Ülkemizde bu hafta vizyona girecek “Kanlı Elmas” filminde de, eleştirmenlere göre bu yılın en iyi performanslarından birini sergileyerek Djimon yine karşımıza çıkıyor. “Kanlı Elmas” 1990’ların başlarında Sierra Leone’deki iç savaş döneminde geçiyor. Leonardo Di Caprio ve Djimon Hounsou’ya Oscar’larda adaylık getiren filmle, aktör bu seneye damgasını vuran oyunculuklardan birine de imza atmış oldu. Hounsou’nun kalbinde yatan yeni rol ise Nelson Mandela’nın hayatı üzerine yapılacak, proje aşamasındaki filmde oynayabilmek. Oyuncu aynı zamanda, kişiliğine, hedeflerine ve ideolojisine uygun filmlerin yapımcılığını da yapabileceği bir prodüksiyon şirketi kuruyor. Bazı şeyler değişmek zorunda
Oyunculuk kariyeri haricinde sosyal içerikli konularda da aktif bir kişilik Djimon Hounsou, özellikle Afrika’yı ilgilendiren konularda. Oxfam’ın “Ticareti Adaletlileştirin” kampanyası doğrultusunda Afrikalı pamuk çiftçilerin mağruz kaldığı durumu gözlemlemek üzere Mali’ye giden Hounsou, aynı yaz İskoçya’daki G8 toplantılarında da bu yoksul çiftçilerin durumlarını gündeme getirmişti. Afrikalı yoksul çiftçileri temsil ettiği bu toplantılardan sonra, G8 liderleri 18 yoksul Afrika ülkesinin yüksek miktardaki borçlarını iptal etmiş ve yardımlarını iki katına çıkarmıştı ama sübvansiyonlar üzerine verimli bir değişme halen yapılmış değil.
Dünyanın en büyük çiftliklerinin bulunduğu Amerika’da, büyük tarım alanlarının her biri pamuk üretimini geliştirmek üzere devletten 1 milyon dolara yakın para alıyorlar. Bu ayrıcalıklı sübvansiyonlar da dünyanın başka yerlerinde pamuk fiyatlarının düşüşüne, ve sübvansiyon almayan diğer çiftçilerin kar yapamadıkları için ailelerini besleyemeyecek duruma gelmelerine neden oluyor. Afrika’da da bu sorun yüzünden birçok çiftçi yokluk içinde işlerini devam ettirmeye çalışıyor.
2005’teki gezisinde Mali’deki yoksul pamuk çiftçileriyle birebir vakit geçiren ve durumlarını gözlemleyen Hounsou, zengin ülkelerle yoksul ülkelerin rekabet ettikleri bir piyasada, zengin ülkelerin kendi koydukları kuralları uygulamamasının yanlış olduğunu belirtti ve Afrikalı yoldaşlarına, Amerika’da pamuk ticareti konusunda halkı bilinçlendireceği ve liderlere daha adaletli olmaları konusunda israr edeceğine dair söz verdi.
|