|

Bu CNN’de karşılaşamayacağınız bir haber. Dün, öğleden sonra, İsrail komandoları Lübnan’ı teröristlerden kurtardıkları sırada(!), 5 kişilik bir aile, İsrail uçaklarının ve helikopterlerinin masum çocukları farketmesini ümit ederek, sığınak bulmak amacıyla açık alana çıktılar.
Yazan: Gunpowder Monk, 2 Ağustos, Lübnan Çeviren: Esra Saydam
Ne yazık ki, bu tam da Israilli savaş kışkırtıcılarının aradığı şeye benziyordu. Bir İsrail jet uçağı ailenin bulunduğu gölgeye füze atarak iki ferdinin parçalara ayrılmasına sebep oldu. Lübnan televizyonu, yukarıda görünenden çok daha korkunç fotoğraflarını yayınladı bu olayın.
Bütün bunlar olurken, ABD hâlâ, müttefiki İsrail’in, Lübnan’a karşı barbarca saldırılarını durdurmak için baskı oluşturma meselesini hiç olmadığı kadar ağırdan alıyor. Dün gece, sadece Beyrut değil, bütün ülke cehennem gibiydi.
İsrail savaş uçakları ülkenin güneyine, merkezine ve kuzeyine saldırdı. Her zaman olduğu gibi yalnızca saldırmak için saldırıyorlardı. Dün, Lübnan’ın doğusundaki yüksek bölgelere yapılan komando çıkartması, 5 sivilin yakalanmasıyla, içlerinden birinin 14 yaşında olduğu farkedilerek serbest bırakılmasıyla sonuçlandı. İsrailli komandolar, o çocuğu gün ışığında uçağa bindirirlerken 14 yaşında olduğunu anlayamamışlar mıydı? Aslında şöyle sormamız gerekiyor: Tüm Araplar aksi kanıtlanana kadar terörist midir?
Ölü sayısı, Lübnan’da 841’e ulaştı. Bu, yalnızca sivil kayıpların sayısı. Sakın kimsenin size bunun aksini söylemesine izin vermeyin.
Bugünün teşekkürü, altıncı kez 6 senelik dönem için Mısır Devlet Başkanlığı’na seçilen Hüsnü Mübarek’in eşi Suzan Mübarek’e gidiyor! Özellikle birçoğu şu an hayatta olmayan Lübnanlı çocuklara şefkat gösterme şekliyle o kadar şirin bir kadın ki. Sosyal eğitim bölümünden lisansüstü diploması bulunan Suzan, “Mısır, sırf Lübnan’ın hatrına savaşa girmeyecek” diyen bir adamla aynı yatağı paylaşıyor.
Kimse Hüsnü Mutlak’tan (ay pardon, Mübarek olacaktı) savaşa girmesini talep etmedi. Mısırlı askerler nasıl savaşıldığını hatırlıyorlar mıdır acaba? Ya da Süveyş Kanalı’nın nasıl bağımsızlığını kazandığını untmuş olabilirler mi? Sonuçta Mısır, İsrail’le bir barış antlaşması imzaladığı sıralarda, Süveyş Kanalı’ndaki zafer sarhoşluğundan gına getirmekten başka ne yaptı ki?
Beyrut saati ile saat 16.00’da Arap BBC’sinde yayınlanan bir ropörtajda, bir Arap düşünür “Mübarek’in tek yapması gereken ağzını kapatmaktır” diyerek bir akllıca tavsiyede bulundu. Belki de Mübarek’in tek yapması gereken budur.
Not: Bu yazının İngilizce orijinalini http://gunpowdermonk.blogspot.com/2006/08/august-2-in-lebanon.html adresinde bulabilirsiniz.
|