Mithat BEREKET : Þimdi Refik Hariri’nin öldürülmesiyle birlikte yeni bir dönem açýldý. Yeni bir karýþýklýk baþladý. Bir yandan da Refik Hariri’nin getirdiði yenilik çabalarý var. Beyrut’un deðiþen yüzü var, Paris olmasý var ama; sanki geçiþ dönemi yaþýyor Beyrut. Nasýl görüyorsunuz? Nasýl yorumluyorsunuz? Nereye doðru gidiyor Beyrut?

TÝMUR GÖKSEL : Þey bu, yani deðiþim çok radikal tabi. Þimdi 30 senelik bir Suriye’nin varlýðý vardý. O ya da bu nedenle Suriye buraya çaðýrýldý, geldiler ordusuyla beraber. 2. Ýç savaþa mani olmak için gelindi. Sonra bir yerde iþgale dönüþtü. Taraf oldu, tarafsýz olacaðýna. Ve en son da 1989 senesinde bu Lübnan’daki iç savaþý resmen bitiren Taif Anlaþmasý yapýldýðý zaman yani taraflar savaþý bitiriyorlar, silahlarýný býrakacak, yeni bir düzen kurulacak. Bu Taif Anlaþmasý’ný uygulama görevi de Suriye’ye verildi. Siz de iki senede hiç olmasa Beyrut çevresinden çekileceksiniz. Suriye belki bu uygulama göreviyle yerine getirdi ama kendisine ait kýsýmlarý yerine getirmedi. Kaldýlar burada ve cidden Lübnan’da özellikle Beyrut’ta hayatýn her tarafý yani hayatýnýzýn her yönünde bir Suriye varlýðý vardý. Yani o kadar fazla hale geldi ki bu; onur kýrýcý olmaya baþladý. Yani þurada bir inþaat izni alýrken gidip belediyeden izin alamýyorsunuz. Bir Suriyeli subaydan torpiliniz olmasa çýkmýyor, paralar veriliyor falan, yani iþ iyice çýðrýndan çýktý. Sonra bu tabi siyasi yaþama da müdahale çok fazla oldu. Ve bir yerde bana sorarsanýz Suriye’nin vilayetinden de öte Suriye’nin kontrolüne giren bir yer oldu burasý. Dolayýsýyla Hariri’nin öldürülmesi çok büyük bir sonuca yani ulaþtý. O da Suriye’nin çekilmesi buradan, zaten çekilmesinin zamaný gelmiþti, onlar da farkýndaydý ama bu kadar çabuk olacaðýný sanmýyordum aslýnda.

MÝTHAT BEREKET : Gerçekten þu anda tamamen çekildi mi Suriye?

TÝMUR GÖKSEL : Yani resmi olarak çekildiler. Etrafta hiç Suriyeli üniformalý kimse yok... Ama bugün Suriye’nin Lübnan’daki etkisinin bittiðini sanmak veyahut biteceðini sanmak hayalperestlik olur. O kadar girift, o kadar birbirine karýþmýþ bir toplum ki bunlar: Muazzam ekonomik çýkarlar var. Bir ailevi, yani evlenme durumlarý var çok. Burada Beyrut, Lübnan’da bugün 500-600 bin tane Suriyeli iþçi çalýþýyor. Ülkenin bütün ayak iþlerini görenler onlar burada. Çok ucuz bir iþ gücü. Öylesine birbirine girmiþ bir toplum ki ve dediðim gibi muazzam ekonomik çýkarlar da var. Bunlarýn biranda biteceðini sanmak, Suriye’nin bunun arkasýna dönüp çekileceðini sanmak da hayalpereslik olur. Yani onun için, tamam ortalarda görülmüyorlar, ortalarda müdahale yok ama kolay kolay da peþlerini býrakacaklarýný da sanmýyorum hayýr.

MÝTHAT BEREKET : Refik Hariri’nin suikastinden sonra diðer suikastler, cinayetler oldu. Sizce nedir, yani bunu kimler yapýyor? Kim öldürdü Refik Hariri’yi? Mesaj ne? Burada verilmek istenen mesaj ne?

TÝMUR GÖKSEL : Mesaj þu: Tabii þimdi baktýðýnýz zaman bütün bu suikastlarde öldürülenler yahut da teþebbüste bulunulan kiþilerin hepsi Suriye aleyhtarý olan kiþiler. Bazýlarý hepimize ters geldi. Mesela bir Eski Komünist Parti Lideri George Hawi’nin öldürülmesi garip geldi herkese; çünkü bu adam Lübnan’da Ýsrail iþgal ettiði zaman Hizbullah’tan, vesaireden, herkesten önce Ýsrail’e karþý ilk direniþi baþlatan burada kominist partisiydi ve bu adamýn bugün öldürülmesi ters geldi. Ama adam emekli oldu ve o da Suriye’nin artýk çekilmesi gerektiðini söyleyenlerdendi. Ama bana sorarsanýz yumuþak hedef adam yani öldürülmesi için hiçbir neden yok. Emekli olmuþ, karýþmýyordu artýk hiçbir þeye. Hedeflere, yani öldürülen kiþilere baktýðýnýz zaman aklýnýza gelen tek þey: Ya iþte bunlar Suriye yanlýsý, yani Suriye aleyhtarý. Dolayýsýyla bunlar Suriye’de de yaldýz Ýblis’i öldürdü düþüncesi hakim oluyor. Bunlarýn yani þimdi bugün Suriye’den resmi emirle öldürülmesi de þart deðil. Yani bunu iyi bilmek lazým: Lübnan’da bugün çevremizde Suriye’ye baðlý, Suriye’ye inanmýþ veyahut da maddi bakýmdan baðýmlý bir yýðýn insan var, siyasi partiler var militan iç savaþta. Ýsimleri bile hala mesela Büyük Suriye Partisi var Lübnan’ýn, ama Lübnan’ýn, tamam, buna inanmýþ insanlar var. Ýçlerinde sadece müslüman deðil hiristiyanlar da var bunlarýn içlerinde. Bir de ideolojisi var bunlarýn içlerinde. Bir de ideolojisi var iþin içinde. Benim aklýma gelen sanki bazý olaylarýn hepsini tabi teker teker ayýrdetmek çok zor tabi de. Bazýlarý sanki buradaki Suriye’nin buradaki uzantýlarýnýn kendi baþýna bu iþlerini yapýp ne kadar deðerli olduklarýný, ne kadar iþe yaradýklarýný, eski patronlarýna göstermek gibi bir teþebbüs olabilir.

MÝTHAT BEREKET : Fakat Hariri suikastine gelirsek, þimdi buraya ben defalarca geldim. Bu bölgeyi biliyorum, yani buradaki El - Muhaberat’ýn aðýrlýðýný, Suriye istihbaratýný biliyorum. Þimdi o kadar fazla sayýda TNT’nin, patlayýcýnýn buraya gelmesi, üstelik ana merkeze gelmesi, ana caddelerden birine getirilmesi, yani Suriye istihbaratýnýn haberi olmadan hani olmasa bile böyle bir iþ yapýlabilir miydi sizce?

TÝMUR GÖKSEL : Suriye istihbaratlarýndan bir tanesinin, Suriye’de 12 tane milli istihbarat teþkilatý var. Bundan habersiz olmasýna imkan yok. Doðru, haklýsýnýz. Yani Hariri katliamý burada öldürülmesi en aþaðý bir 30-40 kiþinin karýþtýðý ve son derece iyi bir planlama gerektiren, lojistik gerektiren bir saldýrý. Bu bir kiþinin, iki kiþinin yapabileceði bir olay deðil. O bakýmdan haklýsýnýz, bir bakýmdan birisi bunu mutlak biliyor. Ama þimdi bütün bu araþtýrmalar soruþturmalar, BM, tahkikat vs. Yani hangi düzeyde bilindiði ve kimin onayladýðýný. Yoksa burada yani zaten BM’nin verdiði raporlarý okumuþsunuzdur. Onlar da diyorlar, yani bunu Suriye’den birileri yaptýrdý. Ama hala þey gösteremiyorlar: þu yaptýrdý diyemiyorlar.

MÝTHAT BEREKET : Beþar Esad’ýn haberi olmadan böyle bir þey yapýlabilir mi?

TÝMUR GÖKSEL : Yapýlabilir.

MÝTHAT BEREKET : Siz bölgeyi iyi biliyorsunuz.

TÝMUR GÖKSEL: Yapýlabilir, yapýlabilir. Benim düþüncem bu. Dediðim gibi mutlak, kesin bir delile dayanan bir þey deðil; fakat benim aklýmda olan tek þey Hariri gibi bir insanýn öldürülmesi çok büyük bir olay ve bunun ne gibi siyasi tepkiler yaratacaðýný çoluk çocuk bile biliyor yani.

MÝTHAT BEREKET : Suriyeliler’in bunu yapmýþ olmasý... ?

ÖKSEL : Uzak deðil, þöyle olabilir ancak, aklýma þu geliyor: Suriyeliler bugün Ortadoðu’yu okuyamayan, çok çaðdýþý kalmýþ insanlar, politika, siyasi bakýmýndan. çevredeki deðiþikliðin farkýnda deðiller. Hala onlar eski Baas Suriyesi’nin hayalini yaþýyan insanlar. Ortadoðu deðiþiyor, belki Amerikalýlar’ýn istediði gibi deðiþmiyor ama deðiþiyor. Dolayýsýyla benim aklýma gelen bunu yapmasý için bir insanýn son derece cahil olmasý, resmen gerizekalý olmasý lazým bunu düþünememek için. O zaman da aklýma þu geliyor; bunun muazzam, çok büyük bir ekonomik çýkar var Hariri’nin öldürülmesinde. Yani zaten BM raporuna bakarsanýz eðer bu Mehlis Raporu denen raporda o da zaten siyasi diyor ama, ekonomik çýkarlarý da þey dýþý býrakmýyor.

MÝTHAT BEREKET : Nedir buradaki ekonomik çýkar?

TÝMUR GÖKSEL : Efendim Lübnan bugün Ortadoðu’nun en liberal, ekonomik bakýmdan liberal ülkesi burasý. Son derece geliþmiþ bir banka sektörü var. Panýzýn gizlenmesi, aklanmasý gayet kullanýlan bir ortam var. Bir de hala da bugün Ortadoðu’nun cidden kapýsý. Yani bütün bu yaþadýklarýna, savaþýna raðmen bütün Ortadoðu’ya insan gücü, kafa gücü, teknoloji gücü hala buradan gidiyor. Çünkü çok iyi yetiþmiþ bir insan kitlesi var burada, Lübnan’da. Dolayýsýyla hala da merkez ve bütün bu ekonomik çýkarlar, siyasi çýkarlar burada rahatça hareket edebiliyor kendi ülkelerinin baskýlarý olmadan. Aklýma tek gelen þey, yani benim demek ki diyorum: burada Hariri’ye karþý öyle muazzam bir korku vardý ki; Hariri burada çok büyük bir ekonomik güçtü. Aslýnda bir yerde monepol olmaya baþlamýþtý. Ama buna karþý çýkanlar da vardý. Herkez bundan çok memnun deðildi. Dolayýsýyla acaba diyorum Suriye’nin burada bir ekonomik çýkarý, Suriye’nin bir muhakkak kitabý üst derecede. Suriye’de çok büyük bir ekonomik güç olmanýz için siyasi gücünüzün de olmasý lazým, ikisi ayrý ayrý gitmez.

MÝTHAT BEREKET : Ýkisi beraber gidiyor.

TÝMUR GÖKSEL : Ýkisi beraber gidiyor. Bu ikisine sahip bir kitle mi var? Bu iþin arkasýnda suali geliyor...

MÝTHAT BEREKET : Hariri ailesinin çok güçlenmesinde ekonomik anlamda istemeyenler, tekel olmasýný istemeyenler?

TÝMUR GÖKSEL : Benim aklýma o geliyor. Yani yoksa dediðim gibi bence bu þey gibi, intihar gibi bir þey Suriye için. Yani Hariri gibi bir adamý, yalnýz Hariri yalnýz Lübnan’da bir güç deðildi ki. Hariri uluslararasý düzeyde ismi olan bir insan. Bir de ayrýca bir gerçek daha var; Suriye’nin de en büyük koruyucusu Hariri’ydi. Yani Suriye’nin dýþ çýkarlarýný koruyan, Suriye’nin dýþ imajlarýný koruyan Hariri’den baþka kimdi yani. Hariri’nin, Suriye bugün ne zaman dýþarýda bir sýkýntýsý olsa Hariri’ye baþvururdu, çünkü Hariri’nin dýþarýdaki iliþkileri, dýþarýdaki etkinliði, nüfusu, Suriye’de nerede böyle bir þey vardý yani. Bir yerde Hariri’nin mutlak ki Suriye’ye çok hizmetleri oldu. Niye bu adamý öldüreceksiniz ki siyasi nedenlerle mi? aklýma bu geliyor yani.

MÝTHAT BEREKET : Peki devam edersek bir suikast listesinden bahsediliyor, yeni insanlar öldürülebilir deniyor. Hariri’nin oðlu var Saad Hariri ya da Canbolat var. Gerçekten bunlar sýrada olabilir mi sizce, buralarý tanýyorsunuz?

TÝMUR GÖKSEL : Yani böylesine bir listeyi de düþünmek çok zor, yani hem öyle diyorum hem bir yerden de son derece rahatsýz oluyorum, çünkü öldürülenlerin hepsi tanýdýðým. Yani en son öldürülen Gýbran Tuený’nin babasý çok yakýn dostumdu. Kaç senedir tanýdýðým, sevdiðim, daha son bir kaç gün evvel görüþtüðüm, hatta Gýbran hakkýnda konuþmuyorduk. Bunlar tanýdýðýmýz insanlar, sevdiðimiz insanlar, iliþkimiz olan insanlar, ben çok uzun zamandýr buradayým. Hem rahatsýz oluyorum hem de insanýn aklýna yani hem de böyle birisi nereden çýkar diye düþünüyorsunuz. Sonra bir bakýyorsunuz liste eðer ben de burada Suriye yanlýsýysam ya da Suriye’ye yaranmaya çalýþan bir yerliysem burada, o zaman bakýyorum ben de bu adamlarýn peþine giderim diye aklýnýza geliyor. Yani o zaman liste de bir yerde mantýklý oluyor, yani illa bir liste olmasý þart deðil ortada, kim yapar listeyi yani.

MÝTHAT BEREKET : Burada bölünme ihtimali var mý toplumun, yani Suriye yanlýsý ve Suriye aleyhtarý diye. Bu nereye gider sizce?

TÝMUR GÖKSEL : Yani o bölünmeye çok yakýnýz þu anda öyle gözüküyor. Yani þöyle o bölünme Suriye üzerinden deðil de burada Suriye’nin doðrudan suçlanmasýný istemiyen bir grup var. Bunlarýn baþýnda þiiler geliyor. Onlar diyor: bizim Suriye’ye borcumuz var, millet borcumuz var. Suriye suçluysa ortaya çýkarýlsýn fakat her þeyi Suriye’ye suçlamayalým. Bu da hristiyanlar ve Hariri grubu tarafýndan da, karþý taraf tarafýndan da Suriye yanlýsý olarak görülüyor. Dolayýsýyla bir yerde tatsýz bir çekiþme var ortada.

MÝTHAT BEREKET : Ve bu ülkenin tarihinde müslüman, hristiyan, þii, hristiyan çekiþmesi, savaþlarý, iç savaþ falan.

TÝMUR GÖKSEL : Valla var tabi. Þu anda onun için ben bir hristiyan- müslüman çatýþmasý görmüyorum. Daha ziyade müslümanlarýn burada, Lübnan’da durziler de müslüman kadrosuna dahil edilir. Þiiler, sünniler, durziler. Onlar arasýnda bir tartýþma daha tehlikeli bence. Çünkü burada hristiyanlarla belirli kýrmýzý çizgiler var onu kimse geçmez. Hizbullah da geçmez. mevzuda çok hassaslar yani þeyde. Dolayýsýyla ben sýcak bir çatýþma beklemiyorum. Fakat ülkede cidden çok tatsýz bir bölünme havasý var þu anda ve bu daha ziyade Þii’lerin kendilerini gösterme þeklinde ortaya çýkabilir. Bugün de Þii’ler Hizbullah denen bir örgüt var önlerinde Amal’da onlarýn örgütü malum o da zayýf sayýlmaz. Eskiden çok daha güçlülerdi ama bu iki örgütün militan diye ikiye çýkmasý tatsýzlýklara yol açabilir bence.

MÝTHAT BEREKET : Hizbullah ne durumda? Biraz da sizle çok yakýndan tanýyorsunuz Hizbullah’ý göreviniz nedeniyle, yýllarca. Nasýl görüyorsunuz? Yani tamamen siyasi partileþti mi artýk?

TÝMUR GÖKSEL : Þimdi bakýn hata þurada: Hizbullah’ý tek boyutlu görmemek lazým. Tamam Hizbullah farkýnda ki Lübnan’da bir siyasi bir güç olmak mecburiyetinde. Artýk o eski tamam hala Ýsrail’le savaþ diyorlar ama o günler bitti. 2000 yýlý Ýsrail çekilince ufak bir toprak çýkýntýsý var þeba çiflikleri diye. Golan tepeleri’nin onun dýþýnda bir itilaf yok. Fakat Hizbullah’ýn o kadar çabuk bir siyasi parti olmasý da mümkün deðil. Þöyle ki: ideoloji bakýmýndan hala Ýran’ý destekliyor, Ýran’la baðlantýlý. Ýran’ýn emirlerini belki yerine getirmiyor ama baðlantýlý.

MÝTHAT BEREKET : Bir kanal var yani.

TÝMUR GÖKSEL : Var var. Ve buradaki ideoloji bir parti. Suriye’yle dostluðumuz var diyorlar. Eskiden ortak çýkarlara baðlý bir dostluðumuz var. Bunu inkar edemiyor. Bu da ikinci bir boyut.

MÝTHAT BEREKET : Buradaki savaþta, ya da buradaki çekiþmede Suriye yanlarý, Suriye alehtarlarý çekiþmesinde Suriye yanlýlarýndan yana mý tavýr koyuyorlar?

TÝMUR GÖKSEL : Þu anda öyle görülüyorlar. Yani o tavrý almasalar bile öyle gözüküyorlar. Çünkü iki kamp var. Üçüncü bir kamp yok ortalýkta. Yani bir Suriye alehtarý bir kamp var bir de aksini söyleyen Suriye yanlýsý deniliyor. Dediðim gibi Ýran’ olan ideolojik baðlantýlarý, Suriye’ye olan minnet baðlantýlarý ve yahut da siyasi destek baðlantýlarý var. Burada þii toplumunun temsilcisiyiz, diyorlar. Bu da baþka bir Hizbullah boyutu. Bir de bunun ötesinde milli ulusal bir siyasi güç olma. Mecliste, pertide mecliste yer almak. Millet ilk defa hayatlarýnda kabineye Hizbullah bakaný girdi. Þimdi bu kadar büyük bir boyutu birarada götürmeye çalýþan bir parti. Ve partinin içinde de, bir de bunu millet yanlýþ anlýyoor. Hizbullah tamam son derece örgütlü, doktoriner, disiplinli, hatta silahlý, eðitimli falan siyasi bir güç. Fakat bu þu manasýna gelmiyor; Hizbullah’ýn baþþýnda bir tane adam, çok kuvvetli bir karizmatik bir liderleri var: Þeyh nasýrallah. Mutlak son derece. Ondan baþkasý yürütebilir mi bu çok boyutlu partiyi bilemiyorum. Son derece analatik kafalý, açýk göz bir insan. Son derece aklý baþýnda bir politikacý. Fakat dediðim gibi Hizbullah’ýn bütün bu boyutlarýný bir kenara býrakýp tek baþýna bir siyasi parti olmasýný beklemek de hayalpereslik bence.

MÝTHAT BEREKET : Yani Hizbullah silahý býrakýp tamamen siyasi bir parti olamaz diyorsunuz?

TÝMUR GÖKSEL : Þu anda olamaz. Çünkü kendi içindeki tartýþmalarý görmüyor kimse.

MÝTHAT BEREKET : Neler var, neyi tartýþýyorlar?

TÝMUR GÖKSEL : Efendim þöyle: þiiler malum müslümanlýk tarihine girmeyelim. Fakat þiiler ezelden beli içine dönük bir toplumdu.

MÝTHAT BEREKET : Sýrtlarýndan hançerlendiðini düþünüyorlar.

TÝMUR GÖKSEL : Dolayýsýyla onlar da durziler gibi fazla konuþmayan, kendi içindeki tartýþmayý dýþarýya yansýtmayan içine dönük bir toplumlar. Fakat içlerinde muhazzam bir tartýþma var, ama feci bir tartýþma var. Yani biz niye, mesela þimdi Hizbullah içinde bir tartýþma var. Deðiþik ekoller var Hizbullah’ýn içinde. Niye biz bu Bakanlar Kurulu’na girdik diyorlar.onun içinde bizim düþmanýmýz hiristiyanlar vardý. Ýsrail’le iþ birliði yapmýþ insanlar vardý. Onlarla ayný masada nasýl oturuz diyenler var. Nasýrallah da: Hayýr biz o günleri unutmaya mecburuz, geçmiþ geçmiþtir. Geleceðe bakmak zorundayýz gireceðiz diyor. Ama bu içeride muhazzam bir tartýþma var. Þimdi Nasrallah bütün bu ceyranlarý da bir arada tutmaya çalýþan bir insan tamam mý? Dolayýsýyla onlar bir þeye karar verirken tek boyutlu dedðim bu, sadece Hizbullah içinde demek için deðil yani Hizbullah’ýn içinde ne var, acaba Hizbullah’ýn içinde bir kopma mý olur Hizbullah’ta. Yani acaba onlarýn, Hizbullah’ýn bütün bugün kökü içerideki gençleri, genç militanlarý, gönüllüleri, bunlarý kaybeder miyiz? Yani bütün bunlarý düþünmek zorundalar. O kararý verecek adamýn cidden çok yönlü düþünmesi lazým. Dýþarýdan Hizbullah’ý tartýþýrken biraz da bu yönüne bakmak lazým. Yani þu anda Hizbullah hala bir klasik, siyasi parti havasýnda deðil. Bunu beklemek de abes olur.zorlarsanýz da tepki alýrsýnýz.

MÝTHAT BEREKET : Þimdi burada ilginç hep iki yüzü var her þeyin.

TÝMUR GÖKSEL : Ýki yüzü olsa neyse o kadar çok yüzü var ki. Ýki yüzü olsa neyse. Ýki yüzle bitmiyor iþ burada. Çoðulca karýþýk. Biliyorsunuz Ortadoðu’nun güzel bir tarifi vardýr. Bu çölün oynayan kum tepeleri gibi. Burada da politika öyle oynar yani. Görüþü, adam mesela bir hiristiyana gidiyorsunuz, zannediyorsunuz ki adam iþte Hizbullah’a böyle biz hristiyanlar böyleyiz. Müslümanlar böyle kalle, adam bakýyorsunuz Hizbullah yanlýsý çýkýyor. Bir dakika sen nereden çýktýn diyoruz... Çünkü onlarýn Hýristiyan arasýnda kendi dengeleri var. Onu bilmeden onu çözmenize imkan yok. Ama dediðim gibi biz 14 mart’taki buradaki bu milyon kiþilik gösteride Hariri’nin öldürülmesi’nden sonra bir ara hepimiz heveslendik acaba dedik Lübnan cidden bütün bu dini...

MÝTHAT BEREKET : Demokrasiyi gerçekten uygulayacak mý?

TÝMUR GÖKSEL : Demokrasiden ziyade bütün bu dini bölünmeler bir kenara býrakýlacak. Ýlk defa Lübnan’da ne demiþ biliyor musun? Benim için burada 25 senedir oturan insan için etraf Lübnan bayraðý’yla çýktý. Ben burada Lübnan’ýn kurtuluþ gününde bir tane Lübnan bayraðý görmeyen bir insaným 24 senedir. Geçen sene bütün buralar kýrmýzý beyaz Lübnan bayraðý’ydý. Lübnan’da böyle lübnan bayraðý yoktu o kadar fabrikalar açýldý biliyor musunuz? Yani biz onlarý yaþadýk burada. Meþur o gittiðimiz zaman o þehitler meydanýnda Hýristiyan, Müslüman, o zaman dedim acaba cidden mi deðiþiyoruz dedik bir hafta sürdü ya!

MÝTHAT BEREKET : Ondan sonra ne oldu?

TÝMUR GÖKSEL : Herkes kendisini buldu yine. Çünkü ondan sonra gençler suistimal edildiler. Yaþlý, kökleþmiþ, kemikleþmiþ politikacýlar çýktý kendi din gruplarýný korumak için. Gençleri kendi yönlerine baþladýktan sonra hepimiz kendi yerimizi bulduk. Bugün en sert hükümet yani Hariri ve yanlýsý insanlara sorun; “Yav kardeþim o günler ne oldu dersiniz, malesef” derler, kaybettik. Çünkü bir vizyon yoktu ortada. Ortak bir vizyon olmasý lazým bu Lübnan’dan biz ne istiyoruz. Ama herkes kendi vizyonunu sokarsa ortaya bakýyorsunuz 5 tane vizyon çýkýyor ortaya tek bir vizyonla birleþemediler ki.

MÝTHAT BEREKET : Bir de þu çýkýyor: Çok kalýn hatlarla çekilmiþ çizgiler var, yýllarýn getirdiði. Yani bir tarafta Durziler, Sunniler, Þiiler, Hýristiyanlar bir tarafta iþte diðer güç mücadelesi, Ýsrail’in baskýsý, Suriye’nin, Ýran’ýn...

TÝMUR GÖKSEL : Bir de bunlarýn altýnda da bu kalýn çizgileri dibe baðlayan ekonomik çýkarlar var.

MÝTHAT BEREKET : Asýl onlar sinirleniyor. Onu býrakamýyor adam. Býrakamýyor o kadar kökleþmiþ ki, zannediyorlar ki siyasi bir þeyden taviz verirsek yani çünkü insanlarýn taviz vermesi lazým.

MÝTHAT BEREKET : Bir de þurada Suriye ekonomisinin %25’i buraya, Lübnan’a dayalý deniyor. Bu rakamlar hiç açýklanmýyor hiçbir zaman ama %25’i belki 30’u, yani Suriye ekonomisi çok büyük yara alýr, onun için Suriye burayý býrakamaz, diyenler hani görünüþte evet askerlerini çeker ama zaten asker çekilecekti ama diðer yönlerden zaten býrakamaz...

TÝMUR GÖKSEL : Ama o, o yüzeyi neye baðlýyor bilmiyorum ama bildiðim bir þey var: Suriye’de mesela bildiðim kadarýyla ticari bir banka yoktu. Þimdi 4 tane banka açýldý hepsi Lübnan’da. Karþýlýklý çýkarlar var orada þüphe yok ama kimin ki daha fazla ben onu gösteremiyorum. Sadece Suriye’nin burada en büyük yararý buradan dediðim gibi 500-600 bin kiþinin iþ bulmasý. Suriye’de iþsiz kalacak 500-600 bin kiþinin burada iþ bulmasý yani, belki de lüks bir hayat deðil ama hiç olmazsa iþsiz deðiller. Onun dýþýnda karþýki çýkarlarýn hangisinin aðýr bastýðýný ben bilemiyorum. O rakamlarý yani.

MÝTHAT BEREKET : Peki son olarak bir toparlama yaparsak, ne tarafa gidecek sizce Lübnan? Yani bir tarafta karýþýklýk var bu kalýn çizglerle çizilmiþ ve çok zor deðiþecek olan saflaþmalar var. Obür tarafta demokrasi isteði var insanlarda. Hani Suriye gitti biz bir þeyler yapalým.

TÝMUR GÖKSEL : Her þeyden evvel bu Hariri’nýn kimin öldürdüðünün ortaya çýkmasý þart. Yoksa bu Lübnan bir daha kendisini toparlýyamaz. Bu cevabýn bulunmasý þart. Ben de buna inananlardaným. Bu cevap bulunmalý, Suriye mi? Bir baþkasý mý? Ahmet mi, Mehmet mi? Farketmez, bunun cevabýnýn bulunmasý þart.

MÝTHAT BEREKET : Fakat Ortadoðu’nun tarihinde de böyle bir sürü cinayet bir sürü olay var.

TÝMUR GÖKSEL : Lübnan’da var efendim. Ben geldiðimden beri 2 cumhurbaþkaný bir baþbakan öldürüldü. Belki de daha fazla daha cevaplarýný bilmiyoruz. Yani Beþir Cemahir öldürüldü.

MÝTHAT BEREKET : Faili meþhul çok fazla...

TÝMUR GÖKSEL : Yani Beþir Cemahir öldürüldü 82’de. Röne muhavvat 15 gün sonra öldürüldü, Baþbakan Ömer Karavi, devletin askeri helikopterinin içinde öldürüldü. Bunlarýn hiçbirinin cevaplarýný almadýk, tamam mý? Fakat Hariri olayý çok büyük oldu. Çok büyük oldu çünkü cidden yalnýz Lübnan, Lübnan asýllarý kalmadý, iþ büyüdü sünni hikayesi girdi, saudilere karþý büyük, Saudi Azizayý biliyor musunuz? Kendisi Saudi vatandaþýydý. Saudilerin büyük bir tepkisi var, mýsýr’ýn sunni olarak büyük bir tepkisi var. Çok bölgesel hatta bölgenin dýþýna çýkan olay bu. Lübnan’da bunun cevabýnýn aranmasý þart. Valla ben çok sevdiðim bir ülkeye yani deðiþik bir ülke her bakýmdan ama ben lübnanlýlara bakýyorum bakýyorum fala bir deðiþiklik yani dediðiniz gibi o kadar çok hatlar çizilmiþ ki aklýma gelen tek þey; yav kardeþim þu gününüzü koruyabilirseniz birbirinize öldürmeden baþarýrýz diyorum yani. Ama maalesef bu öldürmeler var.

MÝTHAT BEREKET : Bir de Hariri’nin öldürülmesinden sonra onu soracaðým buraya cidii bir yatýrým vardý haririyle beraber. Yani resmen Lübnan özellikle Beyrut yeniden Ortadoðu’nun parisi günlerine geri dönüyordu. O yatýrým oldu mu devam ediyor mu?

TÝMUR GÖKSEL : O yatýrýmýn büyük bir kýsmý emlak yatýrýmý. Yani çoðu da Hariri’nin kendi þirketlerinin yatýrýmý. Onun dýþýnda iþte gördüðünüz gibi çevrelerdeki lüks binalar çoðu körfez araplarýna yapýlan yatýrýmlar. Bence bunlar altýn yatýrýmlar. Çoðu mesela burada bir yaz bakýn 10-15 katlý apartmandýr, kýþýn içinde ya bir kiþi oturur ya iki kiþi oturur. Boþturlar hep satýlmýþlardýr ama. Tanesi yeni yapýlanlar var, tanesi 2 milyon- 3 milyon dolardan baþlýyor burada. Boþtur hepsi ama hep satýlmýþtýr. Bunlarý yatýrým sayýyorsanýz, onlar birazcýk yavaþladý. Ama burada bir sanayi yatýrýmý yok. Zaten yok yani Lübnan öyle bir þey. Onun için o....

MÝTHAT BEREKET : Hayat nasýl dönüyor burada.

TÝMUR GÖKSEL : Ticaretle. Ama bunu çözmüþ kimse yok zaten. Buraya uluslararasý para fonu da geldi büyük tehkikler yaptýlar, heyetler gönderdiler, hatta bir tanesiyle ben de konuþtum sonda bir çok aklý baþýnda bir hanýmefendi ekonomist, dedim nasýl buldunuz Lübnan ekonomisini? Dedi biraz kriçe olacak dedi ne olduðunu anlamadým ama çok iyi gittiðine göre bizim bilmediðimiz bir þey yapýyorlar. Devam etsinler dedi. Anlamadýk nasýl yürüdüðünü dedi. Ben de anlamýyorum. Yani þurada 3 milyon kiþi var Lübnan’da, bakmayýn bu kalabalýða. Bütün Lübnan’ýn nufüsu 3 milyon. Çarþýya, pazara baktýðýnýz zaman, istanbul’dan fazla, ülkenin ekonomik düzeyi malum, para durumu cidden düþük burada yani. Bana diyorlar ki ülkenin % 3’ü-4’nde para var burayý. Bu ekonomi %3’le -4’le mi oluyor onun da benim aklým almýyor. Ama demek ki bildikleri var diyorsunuz devam ediyor iþte hayat yaþanýyor. Ama ticaret, yani büyük bir kýsmý ticaret yani ve hizmet sektörü.

MÝTHAT BEREKET : Þey devam ediyor mu uyuþturucu ticareti? Bu Lübnan Beyrut limaný özellikle bunun açýlan kapýsýydý neredeyse.

TÝMUR GÖKSEL : Yok artýk o Lübnan’dan, buran kontröllü ama Beka Vadisi’nde haþhaþ üretiminin devam ettiðinden þüphe yok yani. Orada kalan, aþiretlerin elinde olan yerler. Orasý lübnan fazla kimse bilmez oralarý fazla. Ama eskisi kadar, þöyle söyliyebilirim size: Eskisi kadar sert bulunmuyor Lübnan’da yani eskiden her köþe baþýnda bulurdunuz daha kontrollü.

MÝTHAT BEREKET : Son söz peki iyimser misiniz, kötümser misiniz, bu küçük ülkenin geleceði hakkýnda?

TÝMUR GÖKSEL : Valla Lübnan’da bu günde iki defa deðiþen bir cevap var buna. Ama eninde sonunda iyimserim çünkü insanlarý cidden çok þey yaþamayý seven insanlar. En sonda çözümünü bulacaklar ama þöyle deyim: Dýþarýdan kabul edilecek bir çözümden bahsediyorsanýz hayýr bulamýyacaðýz. Arap demokrasisi, baharý falan böyle güzel laflarý bekliyorsanýz büyük Ortadoðu Projesi var, hayýr onlarý bulamýyacaðýz. Ama burada, burasý için kabul edilebilir bir çözüm bulunacak, mutlak bulunur. Çünkü bu adamlar hayatlarýný çözüm bularak geçirmiþler. Yoksa nasýl bu hale gelmiþiz ki yani. Biz burada 15 sene savaþ yaþadýk burada yani, 200 bin kiþi öldürüldü burada. En son çözüm bulunup bunlar kendi çözümlerini bulurlar. Fakat dediðim gibi dýþarýdan enpoze etmeye kalktýðýnýz anda bu hassas dengeler burada, bakýn burada iç savaþ bu hassas dengelerin bozulmasýndan çýktý. Dýþarýdan müdahaleyle. Dýþ müdahalelerin çok hassas olmasý lazým. Olsun ilginizi gösterin, sizin bile gelmeniz buraya mühim bir olay. Bu ilgiyi dýþarýdan görsünler, Amerika’dan görsünler, Fransa’dan görsünler, BM’den görsünler. Ama bu iþ hiçbir zaman itme noktasýna gelmesin.

MÝTHAT BEREKET : Yani kimse karýþmasýn dýþarýdan bunlar kendi dengelerini....

TÝMUR GÖKSEL : Hayýr. Ýlgilendiðinizi gösterin, bakýyoruz kardeþim deyin ama fiziki müdahalede bulunmayýn ondan önce...