IŞİD VE PETROL…

IŞİD VE PETROL…

(Mithat Bereket)

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu’na göre, son bulgulara göre, şu anda, 2 örgüt öne çıkıyor: PKK ve tabii ki IŞİD…

Başbakan,  Cumartesi günü Ankara’da düzenlenen saldırı ile ilgili olarak 10 kişinin daha gözaltına alındığını söyledi. Geçtiğimiz hafta sonuna doğru, TGRT Haber televizyonunun özel yayınında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, “Bu kişilerin bir kısmı IŞİD’le intisaplı, bir kısmı PKK’yla” dedi.  Başbakan öylece devam etti:

“İki iz üzerinde yürüdüğümüzü söylemiştim, o iz üzerinde dün ve bugün de ciddi adımlar ve gelişmeler oldu. Birincisi, DAEŞ faktörü itibarıyla zaten olağan şüpheli anlamında üzerinde süreklilikle durulan bir grup olarak DAEŞ’ın yaptığı faaliyetler ve bu çerçevede bir ilişkiler ağını da ortaya çıkarmaya başladık. Yani sadece intihar bombacılarının kimliği ve onun dayandığı çerçeve değil, arkasında kimlerle nasıl işbirliği yaptıkları. İkinci iz de özellikle belli tweet hesapları üzerinden ve yine irtibatlar üzerinden salt tweet hesabı üzerinden değil yürüttüğümüz bir soruşturma var. Burada da bombalama öncesinde bazı aktörlerin bu bombalamayla ilgili bir ön hazırlık mahiyetinde, psikolojik hazırlık mahiyetinde yürüttüğü çabalar var. Burada da önemli noktaya gelindi. Tweet hesapları bazen örtülü, ismi gizli hesaplar oluyor ama bu IP adresleriyle desteklenmiş artık veri, bulgu haline dönüşmüş olaylar. Dün ve bugün bu çerçevede bu iki izi de sürerek 10 ek gözaltı yapıldı.”

Ahmet Davutoğlu bunları söylerken, Batılılar olanca güçleriyle IŞİD’I ön plana çıkarmaya çalışıyorlar. Örneğin, dünyanın en prestijli yayınlarından sayılan İngiliz Financial Times gazetesi geçtiğimiz hafat sonuna doğru yayınladığı bir incelemeyi şu manşetle verdi:

“IŞİD’in yıllık petrol geliri 500 milyon dolar”…

Bu araştırmaya göre, IŞİD artık sedece bir terör örgütü değil; bir devlet haline gelmiş durumda…

”IŞİD A.Ş.’nin içinde” başlıklı haberde, 60’tan fazla ülkenin dahil olduğu uluslarası koalisyonun bir yılda 10 bin 600’den fazla saldırı düzenlemesine rağmen, IŞİD’in savaş gelirlerini kesemediği belirtiliyor.

Ana geliri petrol olan örgütün kontrolü altında tuttuğu bölgelerde günde 34 bin ila 40 bin varil petrol ürettiği, bunun da günlük 1.53 milyon dolarlık bir gelir anlamına geldiği bildiriliyor.

Gazetenin konuştuğu Batılı diplomat ve istihbarat yetkilileri de, uluslararası koalisyonun saldırılarının IŞİD’in finansal gücünü kırmakta başarısız olduğunu kabul ediyor.

İncelemede, IŞİD’in petrol üretimini hava saldırılarına adapte ederek ticareti sürdürdüğüne, bunun dışında vergi, haraç ve tarihi eser kaçakçılığından da ciddi şekilde gelir elde ettiğine dikkat çekiliyor ve haber şöyle devam ediyor:

“Koalisyonun rafineri ve petrol boru hatlarını hedef alan saldırılarına rağmen IŞİD’in petrol ticaretini sürdürebilmesi, düşmanlarının örgütü güçsüz bırakma amacının zorluklarını gözler önüne seriyor. IŞİD’in finansal durumu, ABD ve müttefiklerinin 11 Eylül saldırılarının ardından finansal gücünü kırdığı El Kaide’ninkiyle tezat oluşturuyor. IŞİD ihtiyaç duyduğu paranın büyük kısmını, hükmettiği topraklar içinden elde edebiliyor”.

Bölgedeki kaynaklar petrolün yüzlerce derme çatma kuyudan çıkarıldığını belirtiyor. Bu kuyulardan onlarcasının IŞİD ile bağlantısı olmayan Suriyeliler tarafından işletildiği ve tırlarla sevkedildiği; yerlilere ait petrol tırları ile IŞİD’e ait tırları ayırt etmenin de çok zor olduğu, bu nedenle tırların vurulamadığı belirtiliyor.

Uzmanlara göre petrolün IŞİD kontrolü altındaki alanların dışına çıkmasını engellemek de yararsız çünkü IŞİD bu petrolü kendi toprakları içinde satarak çok büyük paralar kazanıyor.

Financial Times, uluslararası koalisyonun bu duruma çözüm oluşturmak için Suriye’de IŞİD dışındaki gruplara ucuza petrol sağlamayı düşündüğünü de yazıyor.

Related Posts