ANKARA’NIN TERÖR STRATEJİSİ…

 

Herşeyden önce, gelin, net bir saptamayı yaparak işe başlayalım…

Suruç sonrası yaşananlar, Türkiye’nin PKK’ya ve IŞİD’e karşı yeni bir tutum içine girdiğini gösteriyor…

Bundan  böyle, “terör” denince, Türkiye’de akla gelen ilk örgüt PKK olmayacak.

Ankara, son Suriye operasyonuyla IŞİD’I de “terör örgütleri”  arasında gördüğünü, “Yedi Düvel”e ilan etti…

Ayrıca, IŞİD’in Türkiye için oluşturduğu ciddi tehdidi gözler önüne serdi…
Kısacası, bundan böyle, Ankara, sınır bölgesinde ve yurt içinde, biri PKK, diğeri IŞİD olmak üzere, iki cephede birden mücadele etmek durumuna gelmiştir…

Yani,

Türkiye, Yani,YYher iki cephede hem Suriye’de birbirine düşman iki gücün yeni çatışma alanı, hem de ikisinin de direkt hedefi haline geliyor.
Aslında IŞİD’in Suruç’taki saldırısı, Türkiye’yi zor duruma düşüren her iki amaca da yönelikti. Terör örgütü böylece bir yandan PKK’nın uzantısı olan PYD’ye bir darbe vurmak ve Türkiye’deki sempatizanlarına gözdağı vermek, diğer yandan da Türkiye’ye de eylemlerini bu topraklarda yapabilecekleri mesajını iletmek istemiştir.
Cihatçıların ve Kürt güçlerinin niyet ve taktikleri ne olursa olsun, gerçek şu ki sınırın öbür tarafındaki şiddet, artık Türk topraklarına da sıçramış durumda.
Bu ise, Türkiye’nin güvenliği ve istikrarı açısından, IŞİD’in PKK’dan daha az tehlikeli olarak görülmemesinin şart olduğunu gösteriyor.
Amerika Birleşik Devletleri. (ABD) ve birçok Arap ülkesi başta olmak üzere, “Koalisyon” son zamanlarda Esad rejimini ikinci plana alarak, önceliği evrensel bir tehdit olarak görülen IŞİD’e vermiştir.
IŞİD’in Türk toprakları içinde, Suruç’ta kanlı bir saldırıya girişmesi, Ankara’yı yeni strateji düzenlemeleri yapmaya itiyor. İktidar terör örgütüyle ilgili söylemlerini ve tutumunu sertleştirdiği gibi, ona karşı yeni birtakım etkin tedbirler almayı da planlıyor.
Bu arada Türkiye’nin ABD ve “Koalisyon”la daha sıkı işbirliği yapması, İncirlik üssünü de belirli misyonlar için kullandırması söz konusu…
Kısacası, Suruç saldırısından sonra, IŞİD Türkiye’nin güvenliği ve huzuru için ciddi bir tehdit sayılıyor ve PKK’ya karşı olduğu kadar onunla da mücadele etme kararlılığı gösteriliyor.

IŞİD’LE SAVAŞIN SINIRI

Türkiye’nin köklü bir pozisyon değişikliğiyle IŞİD’e karşı açtığı savaşın boyutları veya daha doğrusu “sınırı” Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun son açıklamasıyla  iyice belli oldu…

Birincisi, Türkiye, Suriye sınırıyla; bu sınırların yakınlarında artık IŞİD’i görmek istemiyor. Dolayısıyla, onun oradan çıkıp gitmesi için başlattığı askeri operasyonlarını sürdürecek. İkincisi, Türkiye bu amaçla Suriye topraklarını, şu aşamada,  kara kuvvetlerini göndermeyecek. Yani operasyonları, sınırı aşmadan tank veya topçu ateşiyle ve hava bombardımanıyla gerçekleştirecek.

Bunun anlamı şudur: Ankara, IŞİD’in Suriye’de tamamiyle yok edilmesini hedeflemiyor. Hele hele, bu mücadele için Mehmetçiği Suriye topraklarına göndermeyi kimseler isteemiyor. Tabii, buna mecbur kalınmazsa…

Diğer bir deyişle, IŞİD’e karşı halen devam etmekte olan askeri müdahale, sadece sınır bölgesini içeren “sınırlı” bir eylem…

Bu plan sınır bölgesinin IŞİD’den “arındırılması”ndan sonra, “ılımlı unsurlar”ın kontrolü ele geçirmesi mantığına dayanıyor. Böylece Türkiye’nin öteden beri istediği sınıra yakın bir “güvenli bölge” de fiilen oluşmuş olacak. ABD’nin de şimdi planı benimsediği ve bu umudu paylaştığı anlaşılıyor.

Ancak burada asıl mesele, IŞİD’in sınır bölgesinden nasıl çıkarılacağı. Hava bombardımanı veya uzaktan topçu atışı bunu sağlamaya yetmez. Bu nedenle Türkiye’nin desteklediği Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) karadan bu savaşa katılması planlanıyor. Bakalım, ÖSO, IŞİD’i söküp atacak güce sahip olabilecek mi? Diğer bir soru işaretiyse, “ılımlı” diye nitelendirilen unsurlar arasında, daha önce görüldüğü gibi, radikallerin de bulunması riskinin nasıl önleneceği.

Bir başka soru da IŞİD’in sınır bölgesinden daha içerilere çekildikten sonra da varlığını ve faaliyetini sürdürmesinin Türkiye için potansiyel bir tehdit oluşturup oluşturmayacağıdır…

Bu arada, Esad da,  IŞİD’in elindeki yerleri geri alacak askeri güce artık sahip olmadığını, ancak kendi kontrolündeki toprakları savunabileceğini itiraf etmekten çekinmedi…

 

Dolayısıyla, Türkiye’nin sınır bölgesinden IŞİD’di temizlemesi ve buraları “ılımlı muhaliflere” devretmesi, Suriye’de “oynanan oyun”un “gerçekten de” değişmesini sağlayabilir.

Related Posts